Deprem İzalatörü Her Binada Kullanılır mı?

Mart 2021

Deprem İzalatörü Her Binada Kullanılır mı?

Deprem izolatörü dedigimiz mekanizma, yapının zeminden yalıtılması amacıyla kullanılır. Deprem kuvveti nasil oluşur hatırlayın: Zemin hareket eder, bu hareket neticesinde yapı yerinde kalmak ister, zemin ile yapı periyotlarıda birbirine yakınsa büyük atalet kuvvetleri(deprem kuvvetleri) oluşur…

Spektrum eğrisini düşünün. S(T) ‘nin 2.5 olduğu bir bölge var, bu bölge yapı periyodunun, zemin periyodu ile çakıştığı bölge, yani rezonans olan bölge. Bu bölgenin maksimum periyodu 0.90 saniye(TB=0.90 saniye). S(T)- T grafiginin xx ekseninde malum yapı periyotlari yer almakta. S(T)’ nin 2.5 oldugu bölgeden sonra, yani periyot 0.90′ i geçtikten sonra(en kotu zeminde), S(T) azalmaya başlamakta. Yapı periyodu 1.5, 2, 2.5, 3, 3.5 saniye gibi değerlere ulaştıkça, S(T) degeri de 2.4, 2, 1.6 gibi değerlere düşmekte. Rezonans ortadan kalkmakta. S(T)’ ye deprem büyütmesi demek yanlış olmaz.

Hesap ivmesini hatirlayin:

A=Ao x I x S(T)

S(T) ne kadar büyükse, deprem kuvveti de o kadar büyümekte. S(T) ne kadar küçulürse, yapıda oluşacak deprem kuvveti de o kadar azalmakta. S(T) ise yapı periyodu uzadıkça, küçülmekte.(spektrum eğrisine bakınız).

Deprem izolatörü’ nün görevi işte budur. Yapı periyodunu büyütüp, S(T)‘ yi küçültmek, daha az deprem kuvveti oluşmasını sağlamak. Izolatörler yapı periyodunu 3 saniye, 3.5 saniye yaparlar ve S(T) oldukça küçülür, dolayısıyla yapı da da daha küçük deprem kuvvetleri oluşur.

Deprem yalıtımının mantığını anladık. Bu bağlam da deprem izolatörü her binada kullanılır mı ona bakalım. Yazıyı buraya kadar okuyanlar muhtemelen uygulanır, iyi de olur diyecektir. Düşünmeye devam edelim. İzolator neden koyuyorduk, yapının periyodunu 3 saniye civarını getirmek için. Böylece daha küçük deprem kuvvetleri oluşuyordu. Şimdi 25-30 katli bir yapı düşünün. Yapının periyodu nedir? Yaklaşık 2.5 – 3 saniye. İzolatör ne yapıyordu: 3 saniye. O halde izolatör koymanın bu bina da bir anlami var mı? Zaten yapının periyodu 2.5 – 3 saniye. Paraya yazık, emeğe yazık. O halde yuksek yapılar da 25 – 30 katı geçen yapılar da izolatör koymak doğru değil sonucunu çikarabiliriz…

Şubat 2021

Eski Ev Satmadan Önce Dikkate Alınması Gereken Yapısal Onarımları

Satacak eski bir evin var. Belki taşınıyorsunuz, yükseltiyorsunuz, küçültüyorsunuz veya mülkünüzü satıyorsunuz. Her iki durumda da, hızlı bir satış elde etmenizi sağlamak için en çok alıcıyı çekmek istersiniz. Daha eski bir evi listelemeden önce üzerinde çalışmanız gereken dört şey şunlardır;

Eski veya Sızdıran Çatılar

Eski kiremitleri değiştirebilir, bacayı kapatabilir ve ön panonun ve alt kısımların haşerelerden veya çürümelerden arınmış olmasını sağlayabilirsiniz. Sızıntılarınız varsa, bir çatı müteahhitinin gelip soruna bakması gerekebilir. Küçük bir alanda tamir edilemeyecek kadar çok hasar varsa, çatının değiştirilmesi gerekebilir.

Sarkık Duvarlar ve Yapışkan Dolaplar

Evinizde bu sorunların olması yapı temeli ile ilgili bir sorun olduğunu gösterebilir. Temel teftişinizden bu yana 10 yıldan fazla zaman geçtiyse, evin altındaki levhayı kontrol etmek için biriyle konuşmak isteyebilirsiniz. Çatlaklar, yer değiştiren toprak ve erozyon, kir ceplerini kaldırarak levhanın seviyenin dışına çıkmasına neden olabilir.

Kapılarınızı ve pencerelerinizi açıp yapıştırmak zor olduğunda, alıcılar kaçınmaları gereken gizli temel sorunları olup olmadığını merak edeceklerdir. Evinizi piyasaya sürmeden önce bu sorunu çözmezseniz tekliflerinizi kaybedebilirsiniz. Ayrıca, ev teftişinde ortaya çıkan her şey bir sürpriz olacak ve çoğu alıcı, cebinizden para alarak taviz isteyecektir.

Düzensiz Zeminler

Bu sorun temelden kaynaklanıyor olabilir, ancak eski döşeme nedeniyle de olabilir. Ayaklarınızın zeminin ortasında battığı alanlar varsa, zemininizin bu kısmının çürüme veya su hasarı yaşama ihtimali vardır. Böcekler bir evi istila edebilir. Boru sızıntıları, zamanla kötüleşecek su hasarına neden olabilir. Duvardaki sızıntılar ve yoğuşma sorunları da çürümeye neden olabilir.

Listelemeden önce işi yaparsanız, eski bir evi onarmak genellikle daha ucuzdur. Bunu yapmazsanız, alıcı tamamen geri çekilebilir veya işi yapmak size pahalıya patlayabilir. Eski bir evi satmadan önce elektrik, çatı kaplama, döşeme ve temel sorunlarını düzeltmek, sonunda paradan tasarruf etmenizi sağlayabilir.

Temmuz 2021

Kapı ve Pencere Yenilerken Dikkat Edilecekler

Kapı ve Pencere Yenilerken Dikkat Edilecekler

Kapı ve Pencere Yenilerken Dikkat Edilecekler.

Uzun süre kullanımdan kaynaklı pencere ve kapılarınız zarar görebilir ya da eskimeye başlayarak işlevlerini tam olarak yerine getiremeyebilir. Genel kanı, bu değişimlerin bir dekorasyon ihtiyacından kaynaklandığı yönünde olsa da işlev kaybı da kullanıcıları pencere ve kapı yenileme konusuna yöneltmektedir. Soğuk havanın içeri sızması, kar ve yağmur sularının aralarda kalarak pencereleri yıpratması, kapıların sürekli çarpıp tam kapanmamaya başlaması gibi pek çok faktör kapı ve pencerelerin işlevlerini yitirmelerine sebep olmaktadır. Bu tür bozulmalar en çok enerji verimi açısından sorun yaratır. Ayrıca tehlikeli sonuçlara da sebebiyet vermektedir. Pencere ve kapı yenileme sürecine girdiğiniz zaman dikkat etmeniz gereken bazı noktalar vardır.

 

Kapı ve Pencere Yenilerken Dikkat Edilecekler

           Kapı ve Pencere Yenilerken Dikkat Edilecekler

1.Kapı ve Pencere Ne Zaman Yenilenmeli?
Kapı ve pencere yenilenme koşulları birbirinden farklıdır. Genellikle aşırı şiddetli yağmur ve yetersiz su yalıtımı, pencerelerin su almasına neden olmaktadır. Özellikle ahşap doğrama olarak bilinen pencereler, bu konuda daha hassastır. Pencere dışarıdan su aldığı zaman evin içindeki boya kabarabilir. Daha kötü bir senaryoda ise zemini su basabilir ve yüksek maliyetli tadilat işleri ortaya çıkabilir.

Kapılar söz konusu olduğunda yine en büyük sorun tam olarak kapanmama ile ilgilidir. Ya da zorla kapattığınız kapının açmaya çalışırken tutukluk yapmaya başlaması, kapı yenileme vaktinin geldiğini göstermektedir. Bu durum evin giriş kapısında yaşanıyorsa, geçici çözümlere başvurmadan kapı yenileme yapılmalı, hırsızlık olaylarına karşı güvenlik sağlanmalıdır. İç alandaki kapılarda da enerji tasarrufu açısından bekletmeden değişiklik yapılması gerekmektedir.

2.Ahşap Mı Yoksa PVC Mi?
Pencere kapı yenileme işlemlerinde kullanılacak olan malzeme cinsi de önem taşımaktadır. Eskiden beri kullanılmakta olan ahşap pencereler günümüzde estetik göründükleri için tercih edilebilmektedir. Fakat ne kadar göze hitap etse de, dayanıklılık konusunda PVC kadar beklentiyi karşılayamamaktadır. Şiddetli yağmur ahşap pencerelerin su alma olasılığını artırırken, güneş etkisiyle renkleri solmaya başlayarak, aşınabilir. Ayrıca ahşap pencerelerin bakımı oldukça zahmetlidir. Yılda bir kere uygun vernikle bakımının yapılması gerekir.

Diğer taraftan PVC pencerelerin sağlığa zararlı olduğu kanısı, geçmişte insanları bu pencere türünden uzaklaştırmıştır. Fakat günümüzde uygulanan üretim yöntemleri ile PVC pencereler sağlık yönetmeliklerine uygun olarak yapılmaktadır. Yine de PVC pencere seçiminde de bazı faktörler bulunmakla birlikte ilk aşamada ısı ya da ses yalıtımı olup olmadığı, penceredeki odacık sayısı, hava geçirgenliği ve cam sınıfını göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Doğru seçildiği takdirde şiddetli yağmura, güneşe, toza karşı dayanıklı olan PCV pencerelerin bakımı da kolaydır. PVC pencereler ıslak bir bez yardımıyla temizlenebilmektedir. Ayrıca farklı çeşitleri bulunan PVC pencerelerin aynı zamanda ahşap görünümlü modelleri de bulunmaktadır.

Kapılar konusunda ise, yine eskiden popüler olan ahşap kapılar yerine günümüzde çelik kapılar kullanılmaktadır. Bunun nedeni ahşap kapıların çok kolay açılarak hırsızlık olaylarını arttırmasıdır. İhtiyacınıza uygun olarak seçeceğiniz kapılarda da class olarak adlandırılan ‘’güvenlik seviyesi’’ önemli bir noktadır.

3.Doğru Kapı ve Pencere Uygulaması Nasıl Yapılır?
Doğru kapı ve pencere uygulamasının bir numaralı kuralı, doğru ölçü almaktır. Yenilenecek pencere ve kapının ölçüsü yanlış alınırsa kapı veya pencere amaçlanan yere sığmaz ya da küçük gelir. Bu durumda ise yeniden sipariş vermeye neden olur ve yenileme sürecini geciktirir.

Eğer evde tek bir pencere veya kapı yenilenecekse, seçilen rengin ve tasarımın evin diğer odalarındaki pencere ve kapılarla uyumlu olması önemlidir. Böylelikle kullanılan malzeme değişse bile genel bir uyum yakalamak mümkün olur. Ayrıca pencere ve kapı yenileme işleminin usta tarafından yapılması önemlidir. Böylelikle yeni pencere veya kapı takılırken herhangi bir boşluk kalmaz ve ısı kaybı önlenir. Doğru bir yenileme işlemi, ısınma ve soğuma açısından tasarruf etmenize yardımcı olur.

4.Pencere ve Kapı Yenileme Maliyeti Ne Kadardır?
Kapı ve pencerenin boyutu, kullanılacak olan malzeme, değişecek kapı ve pencere sayısı yenileme projesinin inşaat maliyetini etkileyebilir. Tüm pencere ve kapıları değiştirmek yerine, ilk aşamada sadece ihtiyaç duyulanların değiştirilmesi, yenileme maliyetini önemli ölçüde azaltacaktır. Ayrıca yenileme işlemini yapmadan önce fiyat araştırmasının yapılması, alternatifleri ile birlikte seçeneklerin değerlendirilmesi, proje başladıktan sonra bir sürprizle karşılaşma oranını azaltacaktır.

Dİğer Yazılarımıza Göz Atmak İçin Tıklayın…

Mart 2021

Riskli yapı süreci nasıl yürütülecek?

Depreme karşı dayanıklılığı ve içinde yaşayanların can güvenliğinin olmadığı riskli yapıların tespitine yönelik işlemler 4 aşamada yapılıyor.

İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremle ilgili riskli yapı tespitine ilişkin sürecin nasıl yürütüleceği yeniden gündeme geldi.

Deprem, sel, heyelan gibi afetlerde içinde yaşayanların can güvenliğinin olmadığı yapılar diye adlandırılan “riskli yapılar”ın tespit edilmesine yönelik işlemler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülüyor.

Riskli yapılarla ilgili süreç, “tespit başvurusu”, “risk tespiti”, “riskli yapıların yıktırılması” ve “yıkım sonrası uygulama” olmak üzere, 4 ana aşamadan oluşuyor.

Tespit başvurusu

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, riskli alan ile yapıların kentsel dönüşüm kapsamında sağlıklı ve güvenli yaşam alanları haline getirilmesi amacıyla çıkarılan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapıların her şeyden önce malikleri tarafından tespit ettirilmesi gerekiyor.

Riskli yapı tespitinde vatandaşların izleyecekleri ilk adım, lisanslı kurum ve kuruluşlara başvuru ile atılıyor.

Bu kapsamda vatandaşlar, yapıları için Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara “riskli yapı tespiti” yaptırılabiliyor.

Lisanslandırılmış kurum ve kuruluşların listesine de Bakanlığın internet sitesindeki “https://altyapi.csb.gov.tr/riskli-yapi-tespiti-ile-ilgili-kuruluslar” linkinden ulaşılabiliyor.

Riskli yapı tespiti işlemleri için maliklerden biri veya kanuni temsilcisinin dilekçe, güncel tapu durum belgesi ve kimlik belgesinin fotokopisi ile söz konusu kurum ve kuruluşlara başvurması yeterli oluyor.

Risk tespiti

Yapılan incelemeler sonucunda riskli olduğu tespit edilen yapılar, tespiti yapan kurum ve kuruluşlarca İstanbul’da ilçe belediyelere, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine bildiriliyor.

İtiraz olursa belediyeler ve il müdürlüklerince yapıyla ilgili raporlar tekrar inceleniyor. Eksik veya yanlış hususların bulunması halinde raporlar ilgilisine iade edilirken, uygun bulunan tespitlere yönelik şerh bildirimi ilgili tapu müdürlüğüne iletiliyor.

Bu sürecin ardından ilgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde hak sahiplerine tebliğ ediliyor.

Bu tebligatta riskli yapının bulunduğu yerdeki müdürlüğe dilekçe ile itiraz edilebileceği, aksi takdirde tebligat tarihinden itibaren idarece 60 günden az olmamak üzere belirlenen süre içinde yapının yıktırılması gerektiği de belirtiliyor.

Riskli yapının tespitine yönelik itirazlar da üniversitelerden bildirilen dört üye ile ikisi inşaat mühendisi ve biri jeoloji veya jeofizik mühendisi olmak üzere Bakanlık teşkilatında görev yapan üç üyenin yer aldığı teknik heyet tarafından inceleniyor.

Riskli yapı olarak tapu kütüğüne kaydedilen taşınmazların maliklerine, 60 günden az olmamak üzere süre verilerek, riskli yapıların yıktırılması isteniyor.

Riskli yapıların yıktırılması

Riskli yapıların 60 günlük süre içinde maliklerince yıktırılıp yıktırılmadığı, idarece mahallinde kontrol ediliyor. Riskli yapı, malikleri tarafından yıktırılmamışsa yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek 30 günden az olmak üzere ek süre tanınıyor.

Bu süre sonunda da riskli yapıların maliklerince yıktırılmaması halinde, riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan isteniyor.

Riskli yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ile yıktırma işlemleri, mülki amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile idarece yapılıyor veya yaptırılıyor.

Yıktırılamayan yapılar Bakanlıkça veya il müdürlüklerince yıkılıyor veya yıktırılıyor. Bu yıktırmanın masraflarından malikler hisseleri oranında sorumlu oluyor.

Yıkım sonrası uygulama

Riskli yapıların bulunduğu parsellerde, yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin, parsellerin birleştirilmesi, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılması, yeniden bina yaptırılması, payların satışı gibi işlemler bazında yeniden değerlendirme yapılıyor.

Bu süreçte bütün maliklerce oy birliği ile karar verilememiş olması durumunda anlaşma sağlanamayan maliklere ait taşınmazların değeri Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettiriliyor ve bu değer de gözetilerek oy birliği ile anlaşmaya çalışılıyor.

Oy birliği ile anlaşma sağlanamaması halinde yapılacak uygulamalara sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar veriliyor.

En az üçte iki çoğunluk ile alınacak kararlar ve anlaşma şartları İstanbul’da belediyelere diğer yerlerde il müdürlüğüne bildiriliyor. Alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, arsa payı değeri üzerinden anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılıyor. Satış işlemlerinin sonlanmasıyla birlikte uygulamaya geçiliyor.

Riskli yapısı yıkılan vatandaşlara yeni yapılacak konutlar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığından faiz desteği ve kira yardımı, devletin ilgili kurumları ve belediyeler tarafından da vergi ve harç muafiyeti gibi kolaylıklar tanınıyor.

Nisan 2021

Paslanmaz Çeliğin Hayatımızdaki Yeri

Paslanmaz Çelik her geçen gün kullanım alanını geliştirmekte olan bir üründür. Dev yapılardan çatal bıçağa kadar pek çok ürünün ham maddesi olan paslanmaz çelikler birçok özelliği ile tercih edilmektedir. Paslanmaz çelikler kullanım miktarları ile ülkelerin gelişmişlik düzeylerini dahi etkileyen kriterlerden biri olarak ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Paslanmaz çelikler korozyon dayanımlarının yüksek olması ve hijyenik olması özellikleri ile ön plana çıkmakta ve bu özellikleri çerçevesinde kullanılmaktadır. Paslanmaz çelik malzemeler günlük hayatta da birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Peki bu denli yoğun kullanımı olan paslanmaz çelikler ne gibi yerlerde ne şekilde hangi özellikleri nedeni ile kullanılmaktadır.

Paslanmaz çeliklere günlük hayatta en yoğun şekilde metrobüs duraklarından tutunda birçok apartmanda ya da okullarda kullanılan korkuluklarda karşımıza çıkmaktadır. Küpeşte olarak adlandırılan bu yapılar paslanmaz çeliklerin şık görünümü ve dayanıklı olması nedeniyle tercih edilmektedir. Küpeştelerde paslanmaz çelik borular ve paslanmaz çelik dirsekler yoğun olarak kullanılmaktadır. Genel olarak küpeştelerde polisajlı olarak adlandırılan borular kullanılıyor olsa da bazı alanlarda satineli borularda kullanılmaktadır. Şık ve modern görünümü nedeniyle tercih edilen paslanmaz çelik borular açık alanlarda da bulunan korkuluklarda da her türlü hava koşuluna karşı yüksek dayanımı nedeni ile kullanılmaktadır. Küpeşte olarak kullanılan paslanmaz çelik borular genellikle 304 kalite olarak tercih edilmektedirler. Pek fazla olmasa da kullanılan ortamın tuzlu ya da asitli ürünlere maruz kalabilmesi ön görülen ortamlarda 316 kalite malzemeler kullanılarak daha uzun süre kullanılabilmesi sağlanmaktadır.

Günlük yaşantımızda bu denli hayatımızın içinde olan paslanmaz çelikler hayatımızda görünenin yanında görünmeyende birçok noktada etkin rol almaktadırlar. Arka planda olması nedeniyle pek fark edilmese de hayatımıza birçok noktada temas ederler. Kısa kısa bahsetmek gerekirse.

Gıda sektöründe paslanmaz çelikler hijyen nedenleri ve sağlık şartları gereği çok yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Paslanmaz çelik borular olsun paslanmaz çelik miller olsun pek çok noktada kullanılmaktadır. Gıda sektöründe paslanmaz çelikler iki ana bileşende kullanılmaktadır. Bu bileşenlerin birincisi gıda makinalarıyken ikincisi paslanmaz çelikten imal edilen gıda hatlarıdır. Paslanmaz gıda makinalarında dış yüzey paslanmaz saclardan imal edilirken içlerinde bulunan karıştırıcılar millerden yapılmaktadır. Gıda makinalarında şasede genellikle paslanmaz çelik profillerden yapılmaktadır. Paslanmaz çelikten imal edilen gıda hatları genellikle çikolata gibi akışkanların taşındığı işlerde kullanılmaktadır. Hatta çikolata gibi donma ihtimali olan ürünlerde cidarlı denilen hatlar kullanılmakta ve sıcak su ile hattın içinde akış sürekli hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Gıda hatlarında paslanmaz çeliklerin kullanılmasının ana sebebi paslanmaz çeliklerin hem yüksek korozyon direnci hem de üzerinde bakteri üremesini önleyen yapısıdır. Paslanmaz çelikler gıda gibi sağlık açısından önem arz eden yerlerde kullanılarak hem daha uzun süreli bir kullanım elde edilirken hem de sağlıklı bir şekilde üretim yapılması sağlanmaktadır.

Paslanmaz çelikler ayrıca petrokimya sektöründe de kullanılmaktadır. Petrokimya sektöründe kullanılan maddelerin korozatif yoğunluklarının yüksek olması paslanmaz çeliklerin kullanılmasında ana etkenlerdendir. Korozyon dayanımı oldukça yüksek olan paslanmaz çelikler bu sektör için olmazsa olmaz ürünlerdir. Petrokimya sektöründe yüksek basınçların olması da paslanmaz çeliklerin kalın etli ya da çekme olarak adlandırılan tipini kullanılmasına yol açmaktadır.

Yukarıda kısaca bahsettiğimiz kullanımlarının yanı sıra paslanmaz çelikler ilaç, boya, enerji, makine imalatı gibi sektörlerde de kullanılmaktadır. Paslanmaz çelikler bünyelerinde barındırdıkları birçok özellik ile hayatımızda ki yerlerini her geçen gün bir adım daha öteye taşımaktadır.

Lamine Parke Nedir?

Lamine parke, genellikle iki ya da üç katman olarak üretilen parke çeşididir. Alt katmanlarda genellikle düşük değerdeki herhangi bir ağaç ya da kontrplak kullanılmaktadır. Bu tabakada en yaygın kullanılan ağaç türü İngilizce’ de rubberwood olarak adlandırılan botanik ismi ise hevea brasiliensis olan ağaçtır. Üst katmanda ise ağacın bizzat kendisi bulunur. Lamine parkenin masif parkeden pahalı olmasının nedeni ise üretime olan maliyeti masif parkeye oranla çok daha yüksek bir üretim teknolojisi kullanılması ve cilalı, boyalı, eskitilmiş vb. seçeneklerle satışa sunulmasıdır. Masif parkede bu tür üst yüzey işlemleri ve malzemeleri dışarıdan temin edilir ve uygulanır.
Lamine parkedeki “lamine” kelimesi yapıştırma anlamındadır ve birbirine yapışan katmanlardan oluşmuş bir malzemeyi ifade eder. Standart lamine parkelerdeki üst katman kalınlığı 3-6 mm civarındadır. Son zamanlarda piyasaya giren ve piyasada yer edinebilmek ve daha fazla satış rakamlarına ulaşabilmek için standart dışı lamine parkeler kontrplak üzerine 1-2 mm kalınlığında papel kaplamaların kullanılmasıyla üretilmektedir. Ne yazık ki, 1-2 mm kalınlığında gerçek ahşaba sahip olan bir lamine parke ağacın gerçek dokusunu bile veremez. Ancak maalesef ülkemizde tüketiciler ucuz ürün alma mantığıyla hareket ederek çok büyük yanılgıya düşmektedirler. Bunun yanında 1-2 mm hatta 2,5 mm kalınlığında olan lamine parkeler 1 ya da 2 defa silindikten sonra ömürlerini tamamlarlar çünkü artık en alt tabakadaki ağaca kadar inilmiştir. Bu sebeple lamine parke seçiminde üst katmandaki ağacın kalınlığına dikkat edilmelidir.

Lamine parke seçiminde dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur ise ister tek parça (plank) ister üç parça (3-strip) olsun, parçalar yan yana birleştirildiğinde arada kot farkının olmaması ve parçaların birbirlerine sıkı kenetlenmesidir. Aksi halde en ufak bir ıslaklık unsurunda su parçacıkları ahşabın arasına sızar ve çalışmasına sebebiyet verebilir.

İki katmanlı olarak üretilen lamine parkeler üç katmanlı lamine parkelere göre daha esnek bir malzemedir. Bu malzemenin zemin ile ilgili problemleri olan mekanlarda tercih edilmelidir. Bu sebeple iki katmanlı lamine parke yere yapıştırılarak uygulanmalı, yüzer sistem olarak tanımlanan yöntem uygulanmamalıdır. Aksi halde aynı laminat parkedeki gibi uygulama yapılan alanda yer yer ses üretme problemi ile karşılaşılabilir.

Polimer Esaslı Su Yalıtım Malzemesi Nedir?

MS Polimer bazlı mastiklerin ve yapıştırıcıların başarısı malzemenin kimyasında gizlidir. Uzun süren araştırmalar sonucunda geliştirilen MS Polimer teknolojisi sayesinde, birbirinden farklı güçlü ve zayıf yönlere sahip olan silikonların ve poliüretanların yararlı özellikleri bir araya getirilmiş, zayıf yönleri bu yeni hibrid malzemeden çıkarılmıştır.

MS Polimer teknolojisi ile üretilen mastikler; PVC, alüminyum, cam, çelik, seramik, kontrplak ve inşaat alanında yeni geliştirilen birçok malzeme gibi inşaat ve sanayide yaygın olarak kullanılan çeşitli yüzeylere astara gerek duymadan çok iyi şekilde yapışabilmektedir. Çok farklı uygulamalarda ve sıcaklıklarda kullanılabilen MS Polimer esaslı mastikler, su geçirmezlik sağlamak, yapıştırmak ve sızdırmazlık amaçlı olarak kullanılabilirken, aynı zamanda farklı yüzeylere de tutunabilmektedir. Böylelikle farklı uygulamalar için ayrı bir mastik almaya gerek kalmamakta, ürün kullanıcısına ekonomik bir avantaj da sağlamaktadır.

MS Polimerlerin Özellikleri:

Mükemmel mekanik özellikler gösteren MS mastiklerin önemli özelliklerinden bazıları da, uzun süreli elastiklik, deformasyon sonrası iyi toparlanma ve yaşlanma etkilerinin olmamasıdır. Özellikle ahşap ve metal gibi malzemelerin titreşim ve ısıl genleşmesine bağlı olarak çekme, deformasyon ve basınca uyum sağlarlar. Uygulandıkları alanın her türlü hareketini her mevsimde tolere ederler, deforme olmadan ilk hallerine dönme eğilimindedirler. Ayrıca yüzeyde kabarcık oluşturmayan MS mastiklerin yüzeyi pürüzsüz ve sağlam kalır. Uzun zamanlı laboratuvar ve açık hava yaşlandırma testleri göstermiştir ki; MS Polimerler çeşitli silikonlara ve poliüretanlara göre yıllar içerisinde hava koşullarından dolayı oluşabilecek çatlama, kopma ve soyulma testlerinde üstün performansa sahiptirler. MS teknolojisi ile üretilmiş mastikler UV ışınlarına maruz kalma sonrasında çatlak oluşturmazlar, esnekliklerini ve elastikiyetlerini zaman içinde, hatta uygulamadan yıllar geçtikten sonra bile korurlar.

MS Teknolojisi ile Üretilmiş Malzemelerin Uygulama Alanları:

Uygulama alanları sürekli olarak geliştirilen MS Polimerler, yapı ve inşaat sektörünün yanı sıra, sanayide, taşımacılıkta, güneş enerjisi teknolojilerinde, denizcilikte, yer döşemelerinde, su sızdırmazlığının sağlanmasında, son kullanıcıya hitap eden ürünlerde ve bazı özel uygulamalarda kullanılır. Yapı ve inşaat sektöründe ön cephe derzlerinde, doğaltaş derzlerinde, çevre derzlerinde, taş, plastik, metal gibi çeşitli yüzeylerin sızdırmazlığının sağlanmasında ve birleştirilmesinde, parke ve vinil zemin kaplamaların yanı sıra panel ve fayans yapıştırıcısı olarak, titreşim sönümlendirme uygulamalarında, çatılarda su sızdırmazlığının sağlanmasında ve camlarda kullanılan mastikler, otomotiv ve taşımacılık sanayisinde, deniz araçları ve güverte kalafatlamada ve güneş enerjisi modüllerinde de kullanılır. MS Polimer bazlı mastikler su sızdırmazlık özellikleri sayesinde su yalıtımı istenen onarımlarda ve bitümlü örtülerin yapıştırılmasında da tercih edilmektedir. Ayrıca son kullanıcılar tarafından çok amaçlı yapıştırıcılar, ayna yapıştırıcıları, banyo mastikleri ve hızlı etki eden yapıştırıcılar olarak kullanımı da yaygındır.

Teknik Özellikler:

Karışım Oranı 7 lt. su / 25 kg. toz
Sarfiyat Miktarı 2 kg. / m² (1 mm kalınlık için)
Uygulama Sıcaklığı +5°C ile +35°C arası
Harç Yoğunluğu 1,90 g/cm³
Kapta Bekletme Süresi 20 dakika
Katlar Arası Bekleme 5-6 saat
Su geçirimsizlik 5 bar (negatif-pozitif yön)
Basınç Mukavemeti > 30 N/mm²
Yapışma Mukavemeti ≥ 1 N/mm²
Eğilme Mukavemeti > 4 N/mm²
Pota ömrü(potlife) 20°C yaklaşık 30 dak.
Üzerinin Kaplanma Süresi 7 gün
Su Geçirimsiz Hale Gelme Süresi 7 gün

Şubat 2021

Kaba İnşaat Malzemeleri Nelerdir?

Kaba inşaat; Kum, çakıl, çimento, kireç, demir, tuğla, kalıp, kalıp bağlantı elemanları kullanılarak yapının taşıyıcı betonarme ve dolgu duvarları yapılmış, başka bir anlatımla henüz iç sıvası bitmemiş, çerçeveleri takılmamış, tesisatları döşenmiş ama aydınlanma vs. bitirilmemiş, boyanmamış inşaata deniyor.

Yukarıdaki tanımdan da anlaşıldığı gibi, kaba inşaatta aydınlanma yapılmamış; boyanmamış ve henüz iç sıvası yapılmamış olan yaplar, kaba inşaat olarak karşımıza çıkıyor.

İnşaatın kaba kısmının tamamlanıp tamamlanmadığı, tanımda geçen işlerin yapılıp yapılmadığı ancak “teknik bilirkişi” raporlarıyla anlaşılabiliyor.

  • Kum
  • Çakıl
  • Çimento
  • Kireç
  • Demir
  • Tuğla
  • Kalıp
  • Kalıp bağlantı elemanları

Nisan 2021

Saten Alçı Nedir?

Saten Alçı, alçıpan veya sıva yapılmış yüzeylerde, boya öncesi son kat düzeltme yapmaya yarayan bir alçı sıva türüdür. Son kat boya öncesi, boşlukları, pürüzleri kapatarak düzgün ipeksi bir yüzey elde etmeye yarar. Saten perdah alçısı veya adları da verilmektedir. Macun kıvamında olduğu için çelik alçı malası ile kolaylıkla tatbik edilir. Yüksek yapışma özelliğine sahiptir, sert bir film tabakası oluşturur.

Kullanım Şekli:

  • Temiz bir kaba temiz su konulur. Üzerine Alçıbay Saten Perdah Alçısı sepelenir. Yeterli oran elde edilene kadar devam edilir (10 kg alçı / 6.5 l su ).
  • Alçının suyu absorbe etmesi için 2-3 dakika beklenir. Homojen bir karışım elde edilinceye kadar karıştırılır. İdeal bir karışım için mekanik karıştırıcı kullanılmalıdır.
  • Harç çelik mala ile yüzeye uygulanır.
  • Çelik mala ile son yüzey düzeltme işlemleri yapılır.

Dikkat Edilecek Hususlar

  • Uygulama yüzeyi toz, yağ vb. maddelerden temizlenmelidir.
  • Uygulamada kullanılacak tüm ekipmanlar temiz olmalıdır.
  • Harç karıştırılması esnasında alçı ya da su ilave edilmemelidir.
  • Saten perdah alçısı kullanıma hazır haldedir, içerisine başka maddeler karıştırılmamalıdır.
  • Minimum uygulama kalınlığı 0,5 mm olmalıdır.
  • Uygulama sonunda yüzeyde kalan izler , harç donduktan sonra mala ile traşlanmalıdır.

TEKNİK ÖZELLİKLER

TEKNİK TANIM İNCE UYGULANABİLİR ALÇI
KULLANIM YERİ PÜRÜZSÜZ YÜZEYLER İÇİN SON KAT PERDAH ALÇISIDIR.
İLGİLİ DİREKTİF YAPI MALZEMELERİ DİREKTİFİ (89/106/EEC)
İLGİLİ STANDART TS EN 13279-1 , TS EN 13279-2
TİP C6
FİZİKSEL FORM BEYAZ TOZ
İÇERİK CaSO4+1/2H2O (HEMİHİDRAT GİPS) , Kalsit, geciktirici, su tutucu, hava sürükleyici vb.
YOĞUNLUK (ort) 710 gr/lt
ALÇI / SU ORANI 100 GR / 65 GR SU
SU EMİCİLİĞİ %20-25
KULLANIM SÜRESİ min. 50 dk
PH 7-8
YÜZEY SERTLİĞİ 40 SHORE D
BİRİM TÜKETİM Sıva üzerine 1mm uygulandığında 1 m²’de 0,9-1,1 kg ; alçı plaka üzerine uygulandığında 0,08-0,10 kg
EĞILME MUKAVEMETİ min. 1,1 N/mm²
BASINÇ MUKAVEMETİ min. 1,1 N/mm²
YANGINA TEPKİ A1 (Yangına katkısı olmayan mamul)
DOĞRUDAN HAVA İLE YAYILAN SESİ YALITIM NPD (Performans belirlenmedi)
ISIL DİRENÇ NPD (Performans belirlenmedi)
RAF ÖMRÜ 1 YIL Uygulamanın yapıldığı ortam ve yüzey ısısı en az 5°C olmalıdır.

Rötresiz Akıcı Grout Harcı

Rötresiz Akıcı Grout Harcı Nedir?
Çimento esaslı, tek bileşenli, rötre (büzülme) yapmayan, aderansı ve mukavemeti yüksek tek bileşenli kendiliğinden yayılan, akıcı harç.

Kullanım Alanları
• İç ve dış uygulamalarda,
• Çelik kolonların ve direklerin sabitlenmesinde,
• Her türlü endüstriyel makine yatakları altında,
• Metro, otoyol, baraj gibi mühendislik yapılarında,
• Onarım, tamir ve betonarme perdelerinin kiriş ile birleştiği yerler güçlendirme projelerinde,
• Prefabrike elemanların birleşimlerinde kullanılır.

Özellikleri ve Avantajları
• Kullanılması kolay bir malzemedir, sadece su ilave etmek sureti ile hazır hale gelir.
• Rötre yapmaz, yüksek akıcılık özelliği gösterir.
• Ayrışma ve su kusma yapmaz
• Pompalanabilir veya dökülebilir.
• Solvent, asbest ihtiva etmez.
• Donmaya ve çözülmeye karşı dayanıklıdır.
• Uygulama kalınlığı 10-75 mm’dir
• Betona iyi yapışır, klorür içermez.

Uygulama Notları / Sınırlamalar
• Dış mekan uygulamalarında ilk 3 saat güneş yağmur ve dondan korunmalıdır.
• Çimento esaslı ürünlerde reaksiyon süreleri ortam ve zemin sıcaklıklarından etkilenir. Reaksiyon süreleri sıcak ortamda kısalır, soğuk ortamlarda uzar.
• Soğuk ortamlarda sıcak karışım suyu kullanılmalıdır.
• Sıcak ortamlarda ise soğuk karışım suyu kullanılmalıdır.
• Ürünün uygulanması esnasında iş ve işçi sağlığı kurallarına uygun iş elbiseleri giyilmeli ve uygun gözlük ve maske kullanılmalıdı.r
• Yama şeklindeki yüzey tamir işlerinde kullanmayınız
• Vibratör kullanmayınız
• Don riskinin olduğu durumlarda uygulamayınız
• Döküm veya pompalama işlemini sadece tek yönden yapınız
• En iyi sonuç için, kullanımdan önce malzemenin + ı 5°C ile +25°C arasında şartlandırılması önerilir.
• Uygulamadan sonra direk güneş ışığı, şiddetli rüzgar, yüksek hava sıcaklığı (+35°C üzeri) yağmur ve don gibi olumsuz hava koşullarına karşı korunmalıdır.
• Uygulamadan hemen sonra, henüz sertleşmeden, ekipmanlar su ile temizlenmelidir. Ürün sertleştikten sonra mekanik yöntemler ile temizlenmelidir.